YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK
(Theologian, lawyer, columnist, member of parliament)

In the survey conducted by Time Magazine of "The Most Important People of the 20th Century," under the heading, "The Most Important Scientists and Healers," Yaşar Nuri Öztürk has since 2001 occupied a place in the top ten out of 100 names designated by world public opinion.

He was born and raised in Turkey's Black Sea region.

He has served as both faculty member and dean in the Turkish university system for over 26 years. He taught Islamic Thought at the Theological Seminary of Barrytown in New York for one year as guest professor, during which time he also made major contributions to the Islamic section of the anthology, "The World Scripture."

He has given many conferences on Islamic thought, humanity and human rights in Turkey, the USA, Europe, the Middle East and the Balkans.

He is also known as the first scholar to have produced a Turkish translation of the Qur'an that is free of ideological interpretation. This translation, which went into 126 printings between 1993 and 2003, is recognized as the most printed book in the history of the Turkish Republic.

His lengthy articles, such as "Islam and Europe," (Die Zeit, February 20, 2003); "Islam and Democracy," ["Desperately Seeking Europe," London (Archetype Publications), 2003, pp. 198-210; Europa Leidenschaftlich Gesucht, Munchen-Zurich, (Piper Verlag) 2003, pp. 210-224] along with the extensive interviews he has given on the subjects of Islam, the West and secularism [for example, see "al-Ahram" (weekly), February 1-7, 2001] have had a deep impact in both the West and the Islamic world.

His books, which have been published in Turkish, German, English and Persian, number more than 30. His magnum opus, "The Islam of the Qur'an," is considered one of the pioneering works of the "Back to the Qur'an" movement. Öztürk's role in and contributions to this movement, along with the world of his thought, have been the subject of a large number of theses in Turkish, German, English and French at various international universities.

Having been elected to the Turkish Parliament in 2002 as a representative of the Republican Peoples' Party, founded by Mustafa Kemal Atatürk, Öztürk has now added political action to his scholarly and intellectual activities.

The articles, poetry and interviews that have been published on Öztürk in the Turkish and international press now make up a rich archive, and an independent effort is in progress to assemble it all into book form.
7443
Äänestä

Muut lukivat myös

Vastaukset 7

Vanhimmat

syntynyt PROF. DR. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK?

Äänestä
  • Helsingissä.

    Äänestä

  • TURKIYE VE DIN


    1945'te Bayburt'ta dogan Öztürk ilk egitimini babasindan Kur'an-i
    Kerim okuyarak aldi. 9 yasinda hafiz olan Yasar Nuri, 10 yil klasik
    medrese egitiminden sonra hukuk ve ilahiyat tahsilini tamamladi. 12
    yil imamlik ve vaizlik yaptiktan sonra, universiteye tekrar donerek
    1980 yilinda "Islam Felsefesi" nde doktorasini tamamladi. 1986
    yilinda ayni dalda docent oldu. Ortadogu, Afrika ulkeleri,
    Balkanlar, Avrupa ulkeleri, Amerika, Kore ve Japonya'da kendi alani
    ile ilgili akademeik arastirmalar yapan öztürk Fransa'nin Grenoble
    Universitesi' nde calisti. New York' ta "Islam Dusuncesi ve Cagdas
    Sufi Dusunce" dersleri okuttu. Calismalarini Turkce, Arapca, Farsca,
    Ingilizce ve Fransizca ile yuruten Yasar Nuri 1978 ve 1982'
    de "Turkiye Milli Kultur Vakfi" odulunu kazandi. "Islam Dusuncesi"
    ile ilgili Turkce ve Ingilizce 20' yi asan eseri bulunan ve Yeniden
    Yapilanma adli eseri Türkiye'de 1 milyonun uzerinde satis yapan
    Öztürk Istanbul Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dekani olarak gorev
    yapmakta iken son secimlere katilarak milletvekili secilmistir. Halen mmesliste bagimsiz Istanbul milletvekilidir.

    Äänestä

  • hyhfin kirjoitti:

    TURKIYE VE DIN


    1945'te Bayburt'ta dogan Öztürk ilk egitimini babasindan Kur'an-i
    Kerim okuyarak aldi. 9 yasinda hafiz olan Yasar Nuri, 10 yil klasik
    medrese egitiminden sonra hukuk ve ilahiyat tahsilini tamamladi. 12
    yil imamlik ve vaizlik yaptiktan sonra, universiteye tekrar donerek
    1980 yilinda "Islam Felsefesi" nde doktorasini tamamladi. 1986
    yilinda ayni dalda docent oldu. Ortadogu, Afrika ulkeleri,
    Balkanlar, Avrupa ulkeleri, Amerika, Kore ve Japonya'da kendi alani
    ile ilgili akademeik arastirmalar yapan öztürk Fransa'nin Grenoble
    Universitesi' nde calisti. New York' ta "Islam Dusuncesi ve Cagdas
    Sufi Dusunce" dersleri okuttu. Calismalarini Turkce, Arapca, Farsca,
    Ingilizce ve Fransizca ile yuruten Yasar Nuri 1978 ve 1982'
    de "Turkiye Milli Kultur Vakfi" odulunu kazandi. "Islam Dusuncesi"
    ile ilgili Turkce ve Ingilizce 20' yi asan eseri bulunan ve Yeniden
    Yapilanma adli eseri Türkiye'de 1 milyonun uzerinde satis yapan
    Öztürk Istanbul Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dekani olarak gorev
    yapmakta iken son secimlere katilarak milletvekili secilmistir. Halen mmesliste bagimsiz Istanbul milletvekilidir.

    Yardımlarınızdan dolayı teşekür ederim.

    Sayın hocamızın bir kitabını okudum ve çok memnun
    oldum, o kitab bana çokşey ögretti.
    Ayrıca sayın hocamızada burdan teşekürlerimi
    iletirim.Sagolsun.

    Äänestä

  • hyhfin kirjoitti:

    TURKIYE VE DIN


    1945'te Bayburt'ta dogan Öztürk ilk egitimini babasindan Kur'an-i
    Kerim okuyarak aldi. 9 yasinda hafiz olan Yasar Nuri, 10 yil klasik
    medrese egitiminden sonra hukuk ve ilahiyat tahsilini tamamladi. 12
    yil imamlik ve vaizlik yaptiktan sonra, universiteye tekrar donerek
    1980 yilinda "Islam Felsefesi" nde doktorasini tamamladi. 1986
    yilinda ayni dalda docent oldu. Ortadogu, Afrika ulkeleri,
    Balkanlar, Avrupa ulkeleri, Amerika, Kore ve Japonya'da kendi alani
    ile ilgili akademeik arastirmalar yapan öztürk Fransa'nin Grenoble
    Universitesi' nde calisti. New York' ta "Islam Dusuncesi ve Cagdas
    Sufi Dusunce" dersleri okuttu. Calismalarini Turkce, Arapca, Farsca,
    Ingilizce ve Fransizca ile yuruten Yasar Nuri 1978 ve 1982'
    de "Turkiye Milli Kultur Vakfi" odulunu kazandi. "Islam Dusuncesi"
    ile ilgili Turkce ve Ingilizce 20' yi asan eseri bulunan ve Yeniden
    Yapilanma adli eseri Türkiye'de 1 milyonun uzerinde satis yapan
    Öztürk Istanbul Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dekani olarak gorev
    yapmakta iken son secimlere katilarak milletvekili secilmistir. Halen mmesliste bagimsiz Istanbul milletvekilidir.

    Bayburt on Irakissa!

    Tässä tapauksessa olen oppinut sen Bayburt on
    Turkissa*


    http://images.google.com.tr/images?q=Bayburt&hl=tr&lr=&start=0&sa=N

    Äänestä

  • neo (K.Akkaya) kirjoitti:

    Bayburt on Irakissa!

    Tässä tapauksessa olen oppinut sen Bayburt on
    Turkissa*


    http://images.google.com.tr/images?q=Bayburt&hl=tr&lr=&start=0&sa=N

    Bayburt Gümüshane( 29 plaka numaralı ilimiz...)iline bagli bir ilceydi. Nufusu Gumushaneden fazladir. Meshur Halk Sairi Zihni Bayburtludur.

    Bayburt bugun 69 plaka numaralı ilimizdir.


    BAYBURT’TA MAHALLE ODALARININ KURULUŞ AMAÇLARI, KÜLTÜREL ETKİNLİKLERİ, TARİHİ GELİŞİMİ



    Eski Türklerde ölüm; gerçekleşmesi gereken ilahi bir iş olarak kabul edilirdi. Ölüm, nefesin kesilişi, nefesin bedenden bir kuş gibi uçup gitmesi olarak görülürdü. Ölenlerin kefenlenerek gömülmesi geleneği vardı. “ÖLÜ AŞI” denilen ziyafetler verilirdi. Eski Türklerde “YUĞ” törenlerinin önemli bölümlerinden birisi de ölenin hatırasına “AŞ VERME” dir. Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat-ı Türk’te “YOĞ, YOGLA, YOGBASAN” kelimeleriyle ifade edilen ölü aşı vermeye Türklerin önemli vazife saydıkları belirtilmektedir. Türklerin İslam dinini kabul etmeleriyle söz konusu örf ve adetler daha da güzelleşmiş ve kendini yenileyerek günümüze intikal etmiştir.

    Günümüzde Mahalle / köy odalarında cenaze yıkama (Gapsil Odası) bölümü, Mutfak, Yemekhane, Çayocağı, Kütüphane gibi bölümlerden oluşmaktadır.

    Bayburt insanı tarihi akışı içerisinde kültüründen, örf ve adetlerinden ödün vermemiş illerimizden birisidir. Dilerseniz yazımıza eskilerdeki odalarımızın işlevlerinden bahsederek başlayalım.

    Eskilerde Konakları, günümüzde köylerde Köy Konakları ve şehirlerde Mahalle Konakları ismi altında bu köklü geleneği sürdürmektedir.

    Mahalle ve köylerimizde varlıklı ailelerin birer tane konak odası veya köy konak odaları bulunurdu. Bu konaklarda özellikle kış mevsimi ile ramazan aylarlında çeşitli etkinlikler yapılırdı. Ayrıca eski dönemlerde otelde kalma alışkanlığı bulunmadığından yolcular buralarda konuk edilerek her türlü ihtiyaçları konak odasının sahibi tarafından kusursuz olarak karşılanırdı. Bu konak odaları dönemlerinde bulundukları çevrenin birer kültür merkezleri durumunda idiler. Söz konusu etkinliklere geçmeden önce konak odalarının oturma adap ve düzenine bir göz atalım. Konak odasının kapısı karşısındaki makatın köşesinde en büyük zat veya onurlandırılan kişi otururdu. Halı üzerinde (tabanda) ise diğer vatandaşlar otururlardı. En gençler ise giriş kapısının yakınında otururlardı. Bu odalarda çocuklar bulundurulmazdı. Hizmetleri konak sahibinin görevlendirdiği kişiler veya gençler yaparlardı.

    Halkın sanayi toplumu yerine tarımcılıkla uğraşması ve günümüzde olduğu gibi kitle iletişim araçlarının olmaması; o günün insanını kendi aralarında düzenledikleri kültür ağırlıklı bazı etkinliklere yöneltmiştir. Bu etkinlikleri şöyle sıralayabiliriz.

    Masalcılar, Dini kitap Okuyucuları, Kahramanlık Kitabı Okuyucuları, Meddahlar, Şairler, Aşık Atışmaları (Sazlı, Sözlü) Mani Atışmaları yapılırdı. Bu etkinlikler izlenirken yenilir, içilir, hoşça vakit geçirilirdi.

    Dilerseniz birde nelerin yenildiğine ve içildiğine bir göz atalım. Fincan altında yüzük oyunu oynanırken bunun yanında tel helvası veya kuzu, koyun, koç kesilerek ziyafetler verilirdi. Patatesin küçüğünden “FIRIÇ” güveçte susuz olarak tandırda pişirilir ve tuzlanarak yenilirdi. Yaban armudunun küçüğü olan “AHLAT” yaz aylarında ağaçlardan toplanıp ipe dizilerek kurutulur ve bunlar kışın güveçlerde su ile haşlanarak yeniden tazelikleri sağlanılır ve odalarda tüketilir. Mısır ve buğday hedigleri yenilir. Buğday ve yarma (kabuğu alınmış buğday) saçlarda kavrularak çedene eşliğinde yenilirdi. Çiğ nohutlar kavrulup kuru üzüm katılarak yenilirdi. Ekşi elma (yaban elması) kurutulmasıyla elde edilen yöresel adıyla (kağ) muşmula turşusu, elma turşusu, kelem (lahana) turşusu, içli kete, hurma gibilerini sayabiliriz. Yaz mevsimlerinde meyve yenilir, ayran, çay gibileri de içilirdi.

    Bayburt odalarının kuruluş amaçlarından birisi de cenaze merasimleridir. Cenaze törenleri mahalle odalarının işlevlerinin en önemli bölümünü oluşturur. Diğer illerimizden apayrı özellikler arzeden cenaze törenlerini kısaca özetleyelim. Kederli aile odaya alınır ve yakın akrabaları, il dışında ise çağrılır. Dini vecibeleri tamamlanan merhumun cenaze namazı kılındıktan sonra defnedilir ve tekrar mahalle/köy odasına gelinir. Kederli ailenin acısını paylaşmak amacıyla eş, dost, akraba, komşular odada hazır bulunurlar. Merhumun ruhuna izafeten Kuran’dan ayetler okurlar ve başsağlığı dileyerek ayrılırlar. Bu merasim 3 gün devam eder. Bu zaman içerisinde kederli aile, yakınlar ve misafirlerin yeme içme ihtiyaçları mahalle odaları ve yöre insanı tarafından karşılanır. Kederli aile, cenazenin yıkanışından defnedilişine kadar üç gün boyunca hiçbir şeye karışmaz. (cenazenin defnedileceği mekan hariç) bütün bu işlevleri köylerde köy odaları merkez ise mahalle odaları yapmaktadır.

    Yine günümüzde halk arasında kahve içme diye adlandırılan (iki aile arasında kız istemede görüşmeler sonucu varılan anlaşmanın komşulara ilanı, duyurulması) amacıyla ve dini bayramlarda köy/mahalle sakinlerinin odalara toplanarak dini bayramlaşmaların yapılmasında da kullanılmaktadır.

    Äänestä

  • hyhfin kirjoitti:

    Bayburt Gümüshane( 29 plaka numaralı ilimiz...)iline bagli bir ilceydi. Nufusu Gumushaneden fazladir. Meshur Halk Sairi Zihni Bayburtludur.

    Bayburt bugun 69 plaka numaralı ilimizdir.


    BAYBURT’TA MAHALLE ODALARININ KURULUŞ AMAÇLARI, KÜLTÜREL ETKİNLİKLERİ, TARİHİ GELİŞİMİ



    Eski Türklerde ölüm; gerçekleşmesi gereken ilahi bir iş olarak kabul edilirdi. Ölüm, nefesin kesilişi, nefesin bedenden bir kuş gibi uçup gitmesi olarak görülürdü. Ölenlerin kefenlenerek gömülmesi geleneği vardı. “ÖLÜ AŞI” denilen ziyafetler verilirdi. Eski Türklerde “YUĞ” törenlerinin önemli bölümlerinden birisi de ölenin hatırasına “AŞ VERME” dir. Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat-ı Türk’te “YOĞ, YOGLA, YOGBASAN” kelimeleriyle ifade edilen ölü aşı vermeye Türklerin önemli vazife saydıkları belirtilmektedir. Türklerin İslam dinini kabul etmeleriyle söz konusu örf ve adetler daha da güzelleşmiş ve kendini yenileyerek günümüze intikal etmiştir.

    Günümüzde Mahalle / köy odalarında cenaze yıkama (Gapsil Odası) bölümü, Mutfak, Yemekhane, Çayocağı, Kütüphane gibi bölümlerden oluşmaktadır.

    Bayburt insanı tarihi akışı içerisinde kültüründen, örf ve adetlerinden ödün vermemiş illerimizden birisidir. Dilerseniz yazımıza eskilerdeki odalarımızın işlevlerinden bahsederek başlayalım.

    Eskilerde Konakları, günümüzde köylerde Köy Konakları ve şehirlerde Mahalle Konakları ismi altında bu köklü geleneği sürdürmektedir.

    Mahalle ve köylerimizde varlıklı ailelerin birer tane konak odası veya köy konak odaları bulunurdu. Bu konaklarda özellikle kış mevsimi ile ramazan aylarlında çeşitli etkinlikler yapılırdı. Ayrıca eski dönemlerde otelde kalma alışkanlığı bulunmadığından yolcular buralarda konuk edilerek her türlü ihtiyaçları konak odasının sahibi tarafından kusursuz olarak karşılanırdı. Bu konak odaları dönemlerinde bulundukları çevrenin birer kültür merkezleri durumunda idiler. Söz konusu etkinliklere geçmeden önce konak odalarının oturma adap ve düzenine bir göz atalım. Konak odasının kapısı karşısındaki makatın köşesinde en büyük zat veya onurlandırılan kişi otururdu. Halı üzerinde (tabanda) ise diğer vatandaşlar otururlardı. En gençler ise giriş kapısının yakınında otururlardı. Bu odalarda çocuklar bulundurulmazdı. Hizmetleri konak sahibinin görevlendirdiği kişiler veya gençler yaparlardı.

    Halkın sanayi toplumu yerine tarımcılıkla uğraşması ve günümüzde olduğu gibi kitle iletişim araçlarının olmaması; o günün insanını kendi aralarında düzenledikleri kültür ağırlıklı bazı etkinliklere yöneltmiştir. Bu etkinlikleri şöyle sıralayabiliriz.

    Masalcılar, Dini kitap Okuyucuları, Kahramanlık Kitabı Okuyucuları, Meddahlar, Şairler, Aşık Atışmaları (Sazlı, Sözlü) Mani Atışmaları yapılırdı. Bu etkinlikler izlenirken yenilir, içilir, hoşça vakit geçirilirdi.

    Dilerseniz birde nelerin yenildiğine ve içildiğine bir göz atalım. Fincan altında yüzük oyunu oynanırken bunun yanında tel helvası veya kuzu, koyun, koç kesilerek ziyafetler verilirdi. Patatesin küçüğünden “FIRIÇ” güveçte susuz olarak tandırda pişirilir ve tuzlanarak yenilirdi. Yaban armudunun küçüğü olan “AHLAT” yaz aylarında ağaçlardan toplanıp ipe dizilerek kurutulur ve bunlar kışın güveçlerde su ile haşlanarak yeniden tazelikleri sağlanılır ve odalarda tüketilir. Mısır ve buğday hedigleri yenilir. Buğday ve yarma (kabuğu alınmış buğday) saçlarda kavrularak çedene eşliğinde yenilirdi. Çiğ nohutlar kavrulup kuru üzüm katılarak yenilirdi. Ekşi elma (yaban elması) kurutulmasıyla elde edilen yöresel adıyla (kağ) muşmula turşusu, elma turşusu, kelem (lahana) turşusu, içli kete, hurma gibilerini sayabiliriz. Yaz mevsimlerinde meyve yenilir, ayran, çay gibileri de içilirdi.

    Bayburt odalarının kuruluş amaçlarından birisi de cenaze merasimleridir. Cenaze törenleri mahalle odalarının işlevlerinin en önemli bölümünü oluşturur. Diğer illerimizden apayrı özellikler arzeden cenaze törenlerini kısaca özetleyelim. Kederli aile odaya alınır ve yakın akrabaları, il dışında ise çağrılır. Dini vecibeleri tamamlanan merhumun cenaze namazı kılındıktan sonra defnedilir ve tekrar mahalle/köy odasına gelinir. Kederli ailenin acısını paylaşmak amacıyla eş, dost, akraba, komşular odada hazır bulunurlar. Merhumun ruhuna izafeten Kuran’dan ayetler okurlar ve başsağlığı dileyerek ayrılırlar. Bu merasim 3 gün devam eder. Bu zaman içerisinde kederli aile, yakınlar ve misafirlerin yeme içme ihtiyaçları mahalle odaları ve yöre insanı tarafından karşılanır. Kederli aile, cenazenin yıkanışından defnedilişine kadar üç gün boyunca hiçbir şeye karışmaz. (cenazenin defnedileceği mekan hariç) bütün bu işlevleri köylerde köy odaları merkez ise mahalle odaları yapmaktadır.

    Yine günümüzde halk arasında kahve içme diye adlandırılan (iki aile arasında kız istemede görüşmeler sonucu varılan anlaşmanın komşulara ilanı, duyurulması) amacıyla ve dini bayramlarda köy/mahalle sakinlerinin odalara toplanarak dini bayramlaşmaların yapılmasında da kullanılmaktadır.

    onbeş senedir memleketdeki akrabalarımızla eskisi
    gibi bayramlaşamıyoruz. Düştük bu gurbet ellere
    birtürlü memleketimize geri dönemedik.
    İnşallah hayırlısı olur.
    Sanada teşekürler.

    Äänestä

Kommentoi aloitusta


Nimetön kirjoitti:

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK
(Theologian, lawyer, columnist, member of parliament)

In the survey conducted by Time Magazine of "The Most Important People of the 20th Century," under the heading, "The Most Important Scientists and Healers," Yaşar Nuri Öztürk has since 2001 occupied a place in the top ten out of 100 names designated by world public opinion.

He was born and raised in Turkey's Black Sea region.

He has served as both faculty member and dean in the Turkish university system for over 26 years. He taught Islamic Thought at the Theological Seminary of Barrytown in New York for one year as guest professor, during which time he also made major contributions to the Islamic section of the anthology, "The World Scripture."

He has given many conferences on Islamic thought, humanity and human rights in Turkey, the USA, Europe, the Middle East and the Balkans.

He is also known as the first scholar to have produced a Turkish translation of the Qur'an that is free of ideological interpretation. This translation, which went into 126 printings between 1993 and 2003, is recognized as the most printed book in the history of the Turkish Republic.

His lengthy articles, such as "Islam and Europe," (Die Zeit, February 20, 2003); "Islam and Democracy," ["Desperately Seeking Europe," London (Archetype Publications), 2003, pp. 198-210; Europa Leidenschaftlich Gesucht, Munchen-Zurich, (Piper Verlag) 2003, pp. 210-224] along with the extensive interviews he has given on the subjects of Islam, the West and secularism [for example, see "al-Ahram" (weekly), February 1-7, 2001] have had a deep impact in both the West and the Islamic world.

His books, which have been published in Turkish, German, English and Persian, number more than 30. His magnum opus, "The Islam of the Qur'an," is considered one of the pioneering works of the "Back to the Qur'an" movement. Öztürk's role in and contributions to this movement, along with the world of his thought, have been the subject of a large number of theses in Turkish, German, English and French at various international universities.

Having been elected to the Turkish Parliament in 2002 as a representative of the Republican Peoples' Party, founded by Mustafa Kemal Atatürk, Öztürk has now added political action to his scholarly and intellectual activities.

The articles, poetry and interviews that have been published on Öztürk in the Turkish and international press now make up a rich archive, and an independent effort is in progress to assemble it all into book form.

Anonyymi
5000

Ilmoita asiaton sisältö

  • Sisältää materiaalia, joka on loukkaavaa, herjaavaa, rasistista, uhkailevaa tai ahdistelevaa.

  • Materiaali sisältää nimiä, yhteystietoja tai muita henkilökohtaisia tietoja. Julkisuuden henkilöistä, julkisissa viroissa toimivista ihmisistä sekä yritysten vastuuhenkilöistä saa keskustella työhön liittyen. Myös yksityiselämään liittyvistä asioista voi keskustella siltä osin, kuin niistä on julkisesti kerrottu.

  • Sisältää lapsille haitallista tai heiltä kiellettyä materiaalia. Seksuaalinen sisältö on sallittua aiheeseen tarkoitetuilla palstoilla, joiden ikäraja on 18 vuotta.

  • Lainvastaista sisältöä voi olla mm. yksityiselämää loukkaavan tiedon levitys, kiihottaminen kansanryhmää vastaan, laiton uhkaaminen, alaikäisiin liittyvä seksuaalinen sisältö/grooming, petokset, identiteettivarkaudet, kunnianloukkaukset ja tekijänoikeusrikkomukset.

  • Sisältö ei liity palstan tai keskusteluketjun aiheeseen.

  • Viesti ei ole suomea tai ruotsia (pl. International Forums), se sisältää mainontaa, se sisältää tekijänoikeuksin suojattua materiaalia, se on massapostitus tai jokin muu syy.

Jaa keskustelu